Kuşca'dan İstiklal Savaşı Gazileri

KUŞCA'DAN İSTİKLAL SAVAŞI GAZİLERİ

 

Anadolu’da çok eski zamanlardan beri süregelen bir adet vardır: Askere gidecek evlatlarının avuçlarına kına yakarlar. Bu adet bu gün bile Anadolu’da devam etmektedir. Bu yüzden askere gidenlere Kınalı Kuzular derler.

Kuşcalılar, her Anadolu insanı gibi dinini, vatanını ve namusunu kurtarmak için, cepheye Kınalı Kuzuları’nı uğurladı.

Kuşca’dan hemen hemen her cepheye asker gitmiştir. Halil Hocaoğlu İbrahim (Turan) Bu günkü Libya, o günlerdeki adıyla da Trablusgarp Cephesi’ne gitti ve Bingazi’de şehid oldu. Bir diğeri Yemen’e giden ve orada gazi olarak Kuşca’ya dönen Hatip Ahmet Hocaoğlu Sait (Karamıklı); Balkan Savaşlarına katılıp, Romanya’dan gazi olarak dönen Kara Hasanoğlu Kadiroğlu Hasan Onbaşı Sarıyar.

Hasılı velkelâm Kuşca'dan bir çok genç, köyünü terk ederek Allah (C.C.) için Hz. Peygamber (S.A..V.) aşkıyla, vatanı, ailesi ve milleti için Balkan Savaşına, Birinci Cihan Savaşma, Kurtuluş Savaşma katılmıştır. Bunlardan bir kısmı şehit olmuş, bir kısmı harp gaibi olarak gelmemiştir. Bir kısmı da, gazi olarak köye dönmüştür.

Resmi kayıtlara göre, çeşitli cephelerde savaşırken GAZİ olan Kuşcalılar şunlardır:

Kara Hasanoğlu Kadiroğlu Hasan Onbaşı Sarıyar 1307-1911 Romanya cephesi gazisi. İstiklal madalyası sahibi.

Kara Hasanoğlu Kadiroğlu İlyas Çavuş Sarıyar 1297-1947 Yemen gazisi idi. Yemende arkadaşlarıyla aç kaldılar. Fırından ekmek aldılar. İngilizler kendilerini bu yüzden iki ay hapse attı. Karınlarını yararak, para aradılar. Yemenden gece kaçtılar. Yıldızları takip ederek üç ayda, Adana'ya ulaştı. Orada İngilizlere esir düştü.

Hatıplardan "Çolak İmam" lâkaplı Halil Turan, Çanakkale'de koluna şarapnel isabet ederek, çolak oldu. 1295-1938       

Kara Hasanoğlu Kadiroğlu Çavuş Sarıyar   1303-1944 Çanakkale gazisi.

Kara Hasanoğlu Kadiroğlu Memiş Çavuş Sarıyar 1304-1964 Çanakkale gazisi, Çanakkale Komutanı Esat Paşa ile General Liman Won Sanders arasında posta görevi yapmıştı

Küçük Hasan oğlu Hasan Hoca Serbest, 1304-1452, Çanakkale Gazisi.

Kara Hasanoğlu Kara Hasan (Sarıyar)   1307, 1960, Çanakkale gazisi.

Bedrettinlerden Mehmetoğlu Ahmet Çavuş (İzmir) 1307-1942 Çanakkale gazisi madalyası vardı.         

Bedrettinlerden Mehmetoğlu Mehmet (Dursun)   1907-1986 Çanakkale gazisi maaşı alırdı.

Hatip Ahmet Hocaoğlu Sait (Karamıklı) 1309-1332 Yemende gazi oldu. İskorit hastalığından tebdili hava raporu aldı.

Resmi Kayıtlarda gözükmeyen gaziler:

Küçük Hasan Sülalesinden Mehmet Ali Hoca (Tekin)

Hacıahmatlardan Kamil Hoca (Aydın)

Kargıcılar’dan Goca Bekir (Küçük)

 

Yemen Gazisi Hatip Ahmet Hocaoğlu Sait (Karamıklı), Yemen’de savaşırken İskorit hastalığına tutuldu, tedavi gördü ve tebdili hava (hava değişimi) aldı ve Kuşca’ya geldi.

Tebdili hava belgesinde şunlar yazılıydı: 

"Özünde bulunan eşya:       

Adet, 1. Kışlık Elbise   

Adet, 1. Yağmurluk     

Adet, 1. Kabalak

Adet, 1. Postal

Adet, 1. Ekmek Torbası

Adet, 1. Matara  

Toplam: 6 Adet 100.   Ordu  16.Fırka Kumandanı" yazılı  idi.  

 

Kuşca Köyü’nün bu yiğit evladının dizeleriyle:

Yemen Destanı

Taburumuz memleketine yürüdü,   

Kalmadı yürekte yağlar eridi,

Garip anaların bağrı çürüdü ;

Çürük arpasına döndürdün felek.   

Çıktık iskeleye bastık Yemene,       

Daim kuvvet virelim biz de dine imana,    

Çöllerde tutulduk, toza dumana ;

Yemen ellerine düşürdün felek.        :

Osmanlı askeri, mert oğlu merttir,

Yemen sancağına yüzüncü ordu,    

Bozkır Taburu, bir avuç kurttur ; 

Ünümüz cihanı tuttu felek.    

Akıl ermez şu Yemen'in fendine,     

Araplar bent eylemiş kendi kendine,        

Şol karar virdiler mekan hindine ;  

Yiğitler katili ve zalim Yemen.     

Çadırından gelir bir çıplak Arap,     '

Bir zaman dursak bu halde halimiz harap,

Bütün arkadaşlar oldular türap;

Yiğitler katili ve zalim Yemen.      

Terhisim gelip sılaya döndük,         

Onbeş gün karadan denize geldik,   

Yemen çöllerinde kaldım ağlarım.   

Dokuz ay olmuştur harbe duralı,    

Ellisi şehittir, yüzü yaralı,     

Gözleri kör olsun;        

Yemen çöllerinde kaldım ağlarım.   

Hayber Ovasında harbe dayandı,   

Gaflet uyku,undan asker uyandı,      

Beyaz tenler al kanlara boyandı;    

Ünümüz semaya çıktı felek..

Ordular içinde ismin bellidir,     

Yemen havası fena hallidir.   

Yiğitleri çokta yolludur       

Gülünü genç iken soldurdun Yemen.

Hey ağalar, var mı sözümde hata ?

Daha birine gidecek yolumuz, Yemen'den üzre

Gelini vurdular, ağaçta ata

Çok haneler kapattın Yemen.

Gelin arkadaşlar, harp idelim,        

Dinimiz yolunda canı feda idelim

Trablus gayretini güdelim

Yemen çöllerinde kaldım, ağlarım.