İSTANBUL

...

KUŞCA’LILAR İSTANBUL’DA

Kuşca’lılar İstanbul’a 1930’lu yıllarda gelmeye başladılar. Köyde aileleri kalır, kendileri bekâr olarak gelir, ekseri Küçükpazar çevresindeki hanlarda, bekâr odalarında kalırlardı. Hatıplar’dan Ali Yetişen Hoca, Hafız Ahmet, Abdullah Çavuş, Sait Yetişen, Kuşca’lıların Dayıbaşı idiler. Dayıbaşıları, üç, beş veya daha fazla seyyar satıcıya; Eminönü Meyve Hali’nden sebze veya meyveleri alır. Her birine aşağı, yukarı eşit olarak dağıtır. Her bir eleman, üç tekerlekli el arabalarıyla, İstanbul’un başka mıntıkasına gider. Aldığı zerzevatı, akşama kadar satar, akşam Küçükpazar’da kaldıkları hana veya bekâr odasına gelir. Yaptığı satışın tamamını, Dayıbaşına verir. Dayıbaşının aldığı ve bölüştürdüğü, ertesi gün satacağı sebze ve meyveyi; arabasına, akşamdan tekrar yerleştirir, ertesi sabah satmaya hazır hâle getirirdi. Dayıbaşılar, her elemanından, akşamları aldığı paraları muhafaza eder, hesapları tutar, meyve ve sebzeleri halden alır. Köye dönecekleri vakit, o güne kadar ne kadar para kazanışlarsa, kendisi de dahil, her bir kişiye eşit olmak üzere, parayı bölüştürür ve herkese hissesini verirdi.

1948’de İstanbul’a gelen Hasan Yetişen, Amcası ve Kayınpederi Ali Yetişen Hoca, Ağabeyi Sait Yetişen, Amcazadesi Hasan Yetişen (Büyük Hasan), Abdullah Tekin, Sıhhıye Ali Aydın, Musa Gül (Musa Çavuş), Pirinin Mehmet Avcu, İbrahim Küçük (Seyyid Dayı’nın İbrahim) gibi Kuşca’lılar; Küçükpazar’da İnebolu’lu Adil’in, Üç Mihraplı Cami’nin yanındaki evinde; Battal’ın Hanı’nda, Kurşunlu Han’da vb yerlerde kalırlardı. İlk yıllarda sırtlarında küfelerde, kollarında sepetlerde, daha sonraki yıllarda ise; üç tekerlekli arabalarla, meyve-sebze satarlardı. İlkbahar mevsimi sonlarında gelirler, Ekim Kasım aylarına kadar, İstanbul’da çalışırlardı. Bu, yıllarca böyle sürdü.

Bu meyveciliğin sonu olmadığının ilk farkına varan, Abdullah Dayı (Abdullah Tekin); ilk birkaç yıl, hem meyvecilik hem de, yazın Kadıköy tarafında; deniz kenarlarında şapka, şort gibi, deniz malzemeleri satmaya başlar. Birkaç yıldan sonra, sadece yazın deniz kenarlarında deniz malzemelerini, üç tekerlekli arabada satmaya başlar. Samimi Arkadaşı Hasan Yetişen, Kayınbiraderi Sıhhiye Ali Aydın, Samimi arkadaşı ve akrabası Musa Çavuş’u da (Musa Gül) bu işi yapmaya, ikna eder ve onlarda bu işi yapmaya başlarlar.

Sonraki yıllarda, deniz malzemesi satımıyla beraber, deniz mevsimi bittikten sonra; Trakya’da panayırlara gitmeye başlarlar. Daha sonraki yıllarda Abdullah Tekin, Hasan Yetişen, Sıhhiye Ali Aydın, üçlü ortaklığa başlarlar. Bu ortaklık, 60’lı yılların ortalarına kadar devam eder.

Kuşcalılardan ilk olarak Üniversite tahsili yapan, Yıldız Teknik Elektrik Bölümü mezunu olan ve İstanbul’a ailesini ilk getiren; Musa Çavuş’un kardeşi Mehmet Gül olmuştur. Mehmet Gül eşi Saliha Hanımla birlikte, 1955 yılında İstanbul’a yerleşir. İlk çocukları Süleyman 1959 yılında, İstanbul’da doğar.

Kuşcalılardan Abdullah Tekin, ikinci olarak ailesini İstanbul’a getirendir. 1964 yılında göçünü getiren Abdullah Tekin; daha sonraki yıllarda, İstanbul’daki Bozkırlıların Abdullah Dayısı olacaktı. Geçen yıllar içerisinde Abdullah Tekin; önce Fatih, Beşiktaş, Kasımpaşa, Pendik, Üsküdar ve Şehremini semt pazarlarında, pazar yeri edinir ve konfeksiyon-giyim satmaya başlar. Abdullah tekin, 1967 yılında, pazar yerlerini satarak; İstanbul Mercan’da İbnül Emin İş Hanı 2. katta, bir konfeksiyon-triko dükkanı açar ve toptancılığa başlar.

Hasan Yetişen de, 1969 yılında Unkapanı yaya Geçidi’nde, bir konfeksiyon mağazası açar. Kuşcalılardan, üçüncü aile olarak, İstanbul’a yerleşen, Hasan Yetişen olur. Daha sonra sırasıyla Fahrettin Öğütçüoğlu, Musa Gül (Musa Çavuş), Mehmet Ovacık, Recep Aydın ailelerini getirir. Yusuf Gül de, yıllar önce terzi çırağı olarak geldiği İstanbul’da, askerlik dönüşü, Musa Çavuş’un kızı Şerife Gül ile İstanbul’da evlenerek İstanbul’a yerleşir.

1990 yılına gelindiğinde İstanbul’daki Kuşca’lı hane sayısı 35-40 aileye ulaşmıştı.  

2015 yılına gelindiğinde bu rakam 125 aileye ulaşmıştır.