Kuşca’ya Hizmet Edenler

...

KUSÇA'YA HİZMET EDENLER

HALİL HOCA – Halil Yetişen

İmamlar sülalesinden Halil Hoca oğlu Hasan ve Anakadın Hanım'ın oğludur. Kuşça'da 1307' de doğdu. İstanbul'da 1989' da öldü. Hanımı Fatma Hanım da İstanbul'da 1985' de Öldü.

Dini tahsilini babasından öğrendi.

Kendi gayretiyle yeni yazıyı öğrendi.

Hatıplar Camii’nde hocalık yaptı.

Kuşça'nın çocukları eski yazı, yeni yazıyı ondan öğrendi. Dini kültürünü verdi.

Hastalarına şifa sundu.

Kuşça köyü muhtarlığı yaptı. Çok konuda köye Önderlik yaptı.    

Kabri, İstanbul Güngören Mezarlığı’ndadır. İstanbul’daki Kuşcalılar, Ramazan ve Kurban bayram namazını kıldıktan sonra; bir bayram Halil Hoca, diğer bayramda da, Abdullah Tekin’in kabri başında buluşup, Kuran okuyup dua ederler.

Allah taksiratlarını affetsin ve mekânını cennet eylesin. (Amin)

 

ABDULLAH TEKİN

Mehmet Ali Hoca ile Ümmü Gülsüm’den, 1931 yılında Kuşca’da Irgınlar mahallesinde doğdu. 7 yaşında babasını (1938), 11 yaşında da Annesini (1942) kaybedip; öksüz ve yetim büyüdü. Çocukluğunda, Ablası Havva tarafından bakıldı.

Çocukluğunda köyde çobanlık yaptı. Daha sonra Alibeyhüyüğü’nde 7 yıl çobanlık yaptı.1947 yılından itibaren, İstanbul’a gelip çalışmaya başladı.

Askere gitmeden önce, kendisi gibi öksüz olan Zeynep Aydın ile evlendi. 7 yıl çocukları olmadığı için, çok fakir olmasına rağmen; ilk oğlu Mehmet Ali Tekin için, bir tosun kurban etti.  

Her Kuşcalının yaptığı gibi, İstanbul’a geldiği ilk yıllarda sırtında küfede, kolunda sepette meyve ve sebze sattı. Daha sonraki yıllarda, üç tekerlekli araba ile İstanbul’un çeşitli semtlerinde meyve sebze sattı. İlkbahar mevsimi sonlarında İstanbul’a gelir, Ekim Kasım aylarına kadar, İstanbul’da çalışırdı. Bu, yıllarca böyle sürdü.

Kuşcalılar içinde meyve sebze satıcılığını bırakıp, Kadıköy taraflarında deniz kenarlarında, şapka, şort gibi, deniz malzemeleri satmaya başladı. Yakın akrabaları ve arkadaşlarının da sebzeciliği bırakıp; deniz malzemeleri satmaya başlamalarına vesile oldu. Böylece Kuşcalılara esnaflık yapmayı ilk öğreten; Abdullah Tekin, Kuşca ve Bozkır yöresindeki lakabıyla da Kokkun Abdullah olmuştur.

Bozkır ve civar köylerinin hemen hemen hepsinden arkadaşları ve dostları vardır. Onların düğünlerinin şenlenmesi için, elinden gelenleri yaptığından dolayı; tüm Bozkır Köylüleri kendisini, hayırla yad etmektedir.

Bunu, bizzat 2008 yılı Ağustos ayında, yaşadım. Bozkır Köylerinin resimlerini çekmek için gezerken; Büyük Öz, Küçük Öz köylerinin camilerinde öğle ve ikindi namazını kılarken; cemaatten insanların ‘Nerelisin?’ diye sorduklarında, ‘Guççalıyım’ diye cevap verdiğimde; her iki köyde de insanlar aynen şunu söylediler: ‘Guçça’dan Kokkn Abdullah, Gıvırcık Hasan ve Sıhhiye Ali vardı, tanır mısın?’ diye sordular. Ben de Kokun Abdullah Babam, Gıvırcık Hasan Gaynatam, Sıhhiye Ali de dayım olur. Dayım ve babam sizlere ömür. Gaynatam sağ’ diye cevaplamıştım.

Ailesini, 1964 yılında İstanbul’a getirdikten sonra, bu iyiliklerine; İstanbul’da devam etmiştir. Bozkır köylerinden, hastalık sebebiyle İstanbul’a gelenlere, evini açardı. Günlerce, haftalarca misafir ederdi. İş aramak veya iş kurmak için, İstanbul’a gelen Bozkırlılara arka çıkar, yol gösterir ve önderlik ederdi. Onlarca kişiye ön ayak olup; iş kurmasına yardımcı olmuştur. Bundan dolayı, İstanbul’daki Bozkırlıların ve Kuşcalıların ‘Dayı’ lakabı vermesiyle, ‘Abdullah Dayı’sı olmuştur.

Haznedar İnönü Caddesi’nde açtığı perakende giyim mağazasına, Butik Gel ismini vermişti. Mağazanın açılışında bulunanlar arasından, Bozkır eski adı Hocaköy, yeni adı Üçpınar’lı Yılmaz İşleyici ‘ Dayı senin ismin varken, ‘Butik Gel’ ismini neden koydun? Kaldır bu tabelayı, ‘Butik Dayı’ yazdır, tavsiyesine uyarak; mağazasının adını, Butik Dayı olarak değiştirmiştir.

Bu günkü Butik Dayı mağazalarının sahipleri olan; Trabzon Of’lu Miktat Hacıkeleşoğlu’nu ilkokuldan sonra, yanında çırak olarak alıp, yetiştirip askerden geldikten sonra da, yanına ortak yapan; Abdullah Dayı (Abdullah Tekin)’dır.

İstanbul’daki Kuşcalıların dağınıklığına son verecek, öncülüğü yapan ve her ay toplanmalarına vesile olanların başında, Abdullah Tekin gelmektedir.

Gırtlak kanseri tedavisi görmekte olduğu, 20 Nisan 1990 günü, İstanbul’da vefat etti. Güngören Mezarlığı’nda defnedildi.

Allah taksiratlarını affetsin ve mekânını cennet eylesin. (Amin)

SIHHİYE ALİ AYDIN

Hacıgil sülalesindendir. 1933 yılında Kuşça'da doğdu .

Askerliğini sıhhiye olarak yaptı. Orada iğne vurmasını, pansuman, sağlık hizmetlerini öğrendi. Askerden sonra, köye yerleşti.

Köyün ve çevre köylerin, bütün sağlık hizmetlerini fahri bir doktor gibi üstlendi. Köylülerin tedavisi ve ilaç temini için uğraştı. Fedakâr bir insandı. Bozkır havalisi köylerinin hemen hemen hepsinde, hastalara yardımcı olmuştur.Bundan dolayı Bozkır Köylerinin çoğundaki, 50-55 yaş üzeri herkes tarafından tanındı ve saygı görürdü.

Uzun Yıllar İstanbul'da seyyarlık; Trakya’da panayırcılık ve dışarıcılık yaptıktan sonra; 1972 yılında; Kuşca Köyü’nün derede, bahçecilik ve mantar yetiştiriciliği yapmaya başlayarak, Kuşca’ya yerleşti.

1978 yılında yakalandığı Akciğer Kanseri hastalığından, İstanbul Çapa Tıp Fakültesi hastanesi’nde, 3 ay tedavi gördü. Fakat, hastalık çok ilerlediği için; tedaviler, fayda vermeyince, köye götürüldü. Birkaç gün içerisinde de, 13 Nisan 1978 günü Kuşca’da  Öldü.

Allah taksiratlarını affetsin ve mekânını cennet eylesin. (Amin)

 

BEDRETTİNLERİN HALİL ÇAVUŞ - Halil Demir        

1945 yılında Kuşca Köyü’nden Çumra’ya göçtü.

Devlet Su İşlerinde işçi ve hat çavuşluğu yaptı.

Çumra havalisinin hat direklerinin dikiminde, Kuşçalıları ve Bozkırlıları işe yerleştirdi.

1995'de Çumra'da öldü. Ramazanoğlu Mahmut Sami Efendi müntesibi idi.

Allah taksiratlarını affetsin ve mekânını cennet eylesin. (Amin)

MUSA GÜL – Musa Çavuş      

1338 de Kuşça'da doğdu. Sancıoğlu Veli sülalesindendir.

1942-1945 arası askerliği Kars'ta 44 ay çavuş olarak yaptı. Bundan dolayı da; Bozkır havalisinde ve İstanbul’daki Bozkırlılar arasında; Kuşcalı Musa Çavuş olarak, ün yaptı.

Okuma yazmayı Halil Yetişen Hoca'dan öğrendi.

Köyde çocukluğunda koyun, kuzu güttü. Piri Dayı ile avcılık yaparak, keklik ve tavşan koğdu.  

Kuşça'da yapı ustalığı, marangozluk, fotoğrafçılık, sandık imalatı yaptı. 1951 yılında, yaptığı  sandıkların tanesini, 20 Liradan; Bozkır, Aydınkışla, Acılar, Avdan, Karaca Ardıç köylerinde sattı. Kendi imalatı, aynaları da, 5 Lira veya bir havay buğdaya satardı.

Babası Sinan Gül ile birlikte; hanımı ve çocukları ile Kuşca’dan Konya’ya göçtü.

Hastalık olsun, herhangi bir iş için olsun, İstanbul veya başka vilayetlerde çalışmaya gitmek için; herhangi bir sebeple; Konya’ya gelen Kuşca ve çevre köylerin insanlarını, Konya’daki evinde; günlerce, hatta haftalarca ağırlayan Sinan Dayı rahmetli; Bozkır köyleri havalisi insanları arasında, çok sevilir ve sayılırdı.

Musa Çavuş, her Kuşcalı gibi gurbette çalışmaya gitti. İlk gurbete çıkışı1939' da oldu.

O yıllardan  itibaren, gelmeye başladığı İstanbul’a; ailesini 1969 yılında getirdi. Fatih’e yerleşti. İstanbul’a yerleşmesine rağmen; Trakya’daki Keşan, Edirne, Çorlu, Malkara, Tekirdağ bölgesinde 35-40 yıl pazarcılık yaptı.

2004 Yılında İstanbul’da vefat etti. Ve hayattayken ‘Denize nazır, lüks Büyükçekmece Mezarlığı’ diye latife yaptığı, Büyükçekmece Mezarlığı’na defnedildi.

Allah taksiratlarını affetsin ve mekânını cennet eylesin. (Amin)

KIRIKÇI PAŞA DAYI – MEHMET AYDIN

Hacıgül sülalesindendir. Babası’nın adı Mehmet, Anasının adı Meryem’dir.

1906 yılında Kuşca’da dünyaya geldi. Ali, Kamil ve Ahmet (Hacı Ahmat)adlarında üç ağabeyi ve Fatma adında bir ablası vardı.

Kuşça'nın, ve çevre köylerin insan ve hayvanlarının kırık çıkığına bakardı.

Kırıkçı Paşa namıyla meşhurdu.

Konya’da oğlu Mevlüt Aydın’ın, Uluırmak Yeşil Evler semtindeki evinde 29 Temmuz 1999 günü vefat etti. Konya’da defnedildi.

Allah taksiratlarını affetsin ve mekânını cennet eylesin. (Amin)

 

MUSTAFA MANİSA

1930 yılında Kuşca’da doğdu

1941’de eniştesi Abdullah Çini ile İstanbul'a gitti.

Mahmut Paşa'da tablacılık yaptı. Küçük Pazar hanlarında kaldı. Eniştesinin aldığı erikleri, mahallelerde sattı. Fatih, Çarşamba, Eyüp Sultan, Kuledibi pazarlarında seyyarlık yaptı. Aksaray Nişanca'da manav sergisi yaptı.

Avrupa’ya ilk giden Kuşcalılar arasındadır. Uzun yıllar Hollanda’da çalıştı. Emekli olduktan sonra, Çumra’ya yerleşti ve hayır hasenatlar yapmaya başladı.

7 Aralık 2007 günü, Çumra’da vefat etti. Çumra’ya defnedildi.

Allah taksiratlarını affetsin ve mekânını cennet eylesin. (Amin)

HASAN YETİŞEN

Hatıplar ve İmamlar sülalesindendir. Halil Hoca Yetişen ve Fatma Hanım'ın oğlu olarak; 1934 de Kuşça'da doğdu. İlkokulu Kuşça'da bitirdi.

1948 de İstanbul'a geldi. Seyyar satıcılık ve pazarcılık yaptı. 1953’te, Ali Hoca'nın kızı Durdane Hanım'la evlendi. 1955-1956 da askerliği Ankara'da Ulukışla'da tamamladı.

Önceleri İstanbul’da üç tekerlekli araba ile meyva sattı. Daha sonra,yaz mevsiminde Kadıköy taraflarında, üç tekerlekli arabada deniz malzemeleri satar; yaz sonunda da Trakya’da panayırcılık yapardı.  

1967’de Unkapanı Yaya Geçidi’nde tuhafiye dükkanı açtı.

1969 yılında ailesini İstanbul’a getirdi. 1990’lı yılların ortalarına kadar, dükkanı kendisi çalıştırdı. Bu yıllarda  oğulları Veli ve Halil Yetişen'e terk ederek emekli oldu.

1991 de Bozkırlılar İlim, Kültür ve Yardımlaşma Vakfı'nın kurucuları arasındadır. Hâlen genel idare kurulu üyesi olup ve veznedarlık görevini yürütmektedir.

İslami, milli hizmetlere düşkündür. Gönül ehli, hayırsever ve hizmet eridir. Memleketin her yanından, Konya, Bozkır, Kuşça'dan gelenlere, gönül açar işlerini takip eder. Onlara her yönden yol gösterir.

İki oğlu, üç kızından 17 torunu; üç tane de çocuğunun torunu vardır.

Kış aylarında İstanbul’da, yaz ve sonbahar aylarını da Konya Çumra’da yaşamaktadır.

YUSUF GÜL

Sancıoğlu sülalesindendir. Sancıoğlu Bayram ve Hürü Hamm'ın oğludur. Kusça'da 1951 yılında doğdu. 1963 yılında Kuşça İlkokulu'nu bitirdi.

Bozkır'da terzi Mahir Usta'da terziliği öğrendi. 1966 yılında İstanbul'a gitti. Konfeksiyon üzerinde çalıştı. Kendi işini kurarak tekstil dalında, kendi sahasında söz sahibi oldu.

İstanbul’da, askerlik dönüşü, Musa Çavuş’un kızı Şerife Gül ile İstanbul’da evlendi.

Kuşca Köyü’nde ilkokulu bitiren çocukları, İstanbul’a yanına çırak olarak alıp, konfeksiyon makine ustası olarak yetiştirdi. Köyümüzün, hemen hemen tüm makine ustalarını yetiştiren, Yusuf Gül’dür.

Hayır severliğiyle ünlüdür. Köyümüzden okuma imkânı bulamayan herkese burs verip, tüm eğitim giderlerini karşılar. Bozkır’da orta tahsil ve diğer şehirlerde yüzlere varan talebenin tüm eğitim giderlerini; fi sebilillah karşılar. Bir çok vakıf ve derneğe, yardımcı olur.

İstanbul Güngören Kon Petrol Ürünleri Aş. Ortaklarındandır.

MEHMET YETİŞEN         .

Hatıplar ve imamlar sülalesindendir. Molla İbrahim Efendi, Hafız Şeyh Mustafa, Halil Hoca, oğlu Hasan, Ali Hoca'nın torunu; Hasan Yetişen ve Mümine Hanım'ın oğludur.

1952 yılında, Kuşça'da doğdu. İlkokulu Kuşça'da bitirdi.

Babası Hasan Yetişen (Büyük Hasan), Kusça'da 1928 de doğdu. 1962 yılında Çumra'ya göçtü. Burada çiftçilik, ticaret, İstanbul'da seyyar satıcılık yaptı. 1968 de Avrupa'ya işçi olarak gitti. 1994 de döndü. Evlatlarını dini ve milli terbiye ile yetiştirdi. 1997 de Çumra'da Cenabı Hakkın rahmetine kavuştu.

1965 de İstanbul'a gitti. İstanbul Gedikpaşa'da Hacı Veli Oğütçüoğlu'nun yanında kunduracılığı öğrendi. Amcazadesi Kıvırcık Hasan'ın yanında tezgahtarlık yaptı.

1970 de Almanya'ya gitti. 1972-1974 de Ankara Etimesgut'ta askerliğini bitirdi.

Askerlik dönüşü Çumra'da kavafiye dükkanı açtı. Zirai aletler ve traktör alım satımı yaptı. Hububat, bakliyat, sarrafiye işleri yaptı.

08.02.1994 tarihinde 15.11.1995 tarihine Çumra Ticaret Odası Başkanlığı, Çumpaş Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Konya Bulgur A.Ş. kurucularındandır. Çumra Diyanet Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesidir. Okul derneklerinde, fahri hizmetlerde bulundu.

Bozkırlılar Vakfı Çumra Şube Temsilciliği yaptı.

Çumra’da ilk özel hastane kuranlardandır.

Hâlen, kurucusu olduğu Özel hastanenin idareciliği ve ticaret ile meşguldür.